22 Mayıs 2013

gidememeler cumhuriyetinden selam olsun..
gargara yapıp durduk, üstüne soda içtik.. yalan la tuborg gold dolu günler. bira arası yapıştırılan tekilaysa eğer  yolu kaybettik. taksici eve taşıdı bazen. caddede sızdık yere yığıldık. işe kafam güzel mi gitmedim, gidip üstüme mi kusmadım.. 
apaçi gibi miydim neydim aynaya bile bakmadım ya la.. 
gerçi baksak ne değişecekse..

aynaya bakarak sigara içmek yalnızlığındayım.. off fena halde kaybedenler klübü oldu..
üstüne oturmaktan neticem ağrıdı..
hadi siz dinleyin şunu..


Patty Griffin/ Robert Plant - Jools Holland


18 Mayıs 2013


Hayatı ıskalama lüksün yok senin... Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. 
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası.

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

NAZIM HİKMET

4 Şubat 2013

bsg




yaa işte hacı abi. bu mına koduum hayatı neler gösteriyormuş insana.. belki bu daha ne belli deiil. bu postunda amk burdan gidiyorum

26 Ekim 2012


çay neden itici geliyor ki kadınlara?
kahve çok mazın geliyor onlara ama çay onların gözünde başarısız erkek gibi bir şey..

"hadi iç de kay koyayım.."

23 Mayıs 2012

...
Halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi
...

11 Nisan 2012

Üçüncü Türden Yakın İlişkiler - Başlangıç


Bu ekibi ilk Uğur Uludağ'ın, Gökhan Semiz'le kanka olmasından bildim ben. Tanrım beni baştan yarat'ı izledim ilk.. Çok sağlam ve ulan oturup ne muhabbet ederiz diyebileceğiniz adamlar.. Tavsiye olunur..

izmit'te biletix filan yok onu bildireyim önce. böyle duvar ilanlarıyla veya internetten haberiniz olursa gidip izleyebilirsiniz..
Hadi iyisiniz ben varım bu sefer. bilet almamda sıkıntılı bi süreç oldu, belirtilen kitabevinden alacaksanız nakitle gidin, kredi kartı geçmiyor.
ben kredi kartını uzattım amca "ufo gören masum köylü" gibi baktı karta. gidip nakit çekeyim dedim, kitabevi, işbankın çarşıda bulunan 2 atmsininde tam ortasında sanki, ne tarafa yürüsem bilemedim. para çekip döndüm bileti almaya, hafta sonu 19:15 civarıydı kapanmış kitapçı.. aklıma gelmişti zaten bi gudubetlik olur diye..

son tiyatro maceram, büyükşehir belediye tiyatrosunda, Guguk Kuşu'nu izlemeye diye cumartesi çıktık. öğlen 3 ve akşam 8 olarak iki oyun var aynı gün. biz yetiştik diye 3e bilet alalım dedik. 15 dk. sıra bekledikten sonra, yer kalmadığını söyledi görevli. üzerinden 5 dakika geçmeden 8deki oyunda doldu. ulan bu kadar mı tiyatro gönüllüsü var.. gişe önü boşalınca önümüzdeki hafta sonu için bilet almak istiyorum, çünkü bilet almak büyük uğraş Kocaeli'de. Haftaya yer yok cevabını alıyorum. Ulan bi hafta sonraki oyuna şimdiden geç kalmışız deyip boynu bükük sinemaya The Artist'i izlemeye gidiyoruz.. Salon bomboş..

İzmit'te herkes as yapsada, sanatın ve sanatçının yanındayız fakat her daim gudubetlik devam ediyor hacı abi..

28 Ocak 2012

Evrenin sırrını verecek değiliz, ama..



Bloglamaya ara verince ne yazacağınıda bilmiyor insan.
Günlük koşturmaca içinde bazen akla geliyor bir şeyler yazmak, sizleri kendimden mahrum bıraktığım düşüncesi akılda yer ediyor. blogger’ın borsadaki hisselerinin değer kaybetmesi, zaytgast vikilik belgelerinin açığa çıkması, blogu bırakıp twitter ve feysbuka yönelmemden kaynaklı o sitelerin daha popüler olması, kaddafi’nin yokluğuma dayanamayıp acılar içinde ölmesi filan hep aynı döneme denk geliyor.
Bu acılara bir son vermek istedim.

Efenim bok gibi giden hayatımda tüm gudubetlikler yine beni buluyor. Bense hepsinden kaçacağımı sanıp rakıyla yıkanıp, vodkayla saçlarımı tarıyorum.
Alkolik oldum mu acaba?

Sigaraya yeniden başladım yokken. Sigara şirketlerinin, bloga yazmadığım dönemde karlarının düştüğünü gözlemledim. Bunun sebebi; sigarayı bırakmam olabileceği gibi, yazdıklarımı okuyanların efkardan sigaraya yönelmeleri seçeneğinide es geçmiyorum. Sigarayı bırakırken sakız çiğnedim azizim, Sakız. Nikotin sakızı dedikleri nane. Hani bıraktıktan sonra hiç aklıma gelmiyor, diye triplere giriyorlar ya. Külliyen yalan inanmam.
Uzun zamandır içiciyse kesinlikle canın çekiyor ama bi süre sonra unutuyorsun alışkanlığını. Fakat sigara içmenin zevkli olduğunu bildiğinden yine seni cezbediyor. Neyse 3 gündür filan 1 paket sigarayı bitiremesemde artık sigara içiyorum. Sigara şirketleri rahat edebilirsiniz, yazı bile yazdım daha ne yapaydım.

Sevdiğim kadının ağzına sıçmamdan bütün bunlar. Sigarayı yine bırakabilirim, traş olur, duş alırım ee sonra? Sonra yanında hayatının kadınını görmek ister insan ama göremez, aynı kısır döngü başlar..

Ha bu arada bıyıklarım acaip uzadı, sigara içmeyede başladık ya sararır diye korkuyorum. Bildiğin bıyık var la bende. Sakalda var yeni yetme solcu gençler gibi.

İzmit istanbul arası otobanda yol açık, kar erimeye başladı.
Sevgiler hepinize efem.

19 Aralık 2011

ıkınacaksın hacı

Olmuyorsa zorlamayacaksın, diye bir klişe var. Böyle bazı klişelerden nefret ederim ben, işte bu onlardandır sayın gargarayapanlar.
Olmuyorsa olmuyor diyip işin içinden çıkabilmenin, kolay yolu seçmenin tetikçisi, destekçisidir bu. Zoru görünce kolayı seçmek doğru gelmiyorsa, kafam rahat değilse ısrar ederim ben. Saçmalasamda, kimine göre gerzek olsamda ısrar ederim. Kemal Sunal’ın kız tavlamak için aldığı kitapta ne yazıyordu? Israrcı olun, sonrası unutulmaz replik; Çok iyi dans ve ısrar ederim.
Dans edemesekte, onda bile iki duble alıp ısrarcı olursak ortaya birşey çıkıyor.

...Olmaz deme oldururuz, hem saçını hem başını yoldururuz, nice güller açsa bile biz alayını soldururuz...
Grup vitamin dinledim küçükken, tabi çok küçükken değil Ferdi dinlememde aşağı yukarı aynı döneme denk geliyordu sanırım. Edebiyat öğretmeni dalga geçiyordu Ferdi dinlediğimi öğrendiğinde, ben gururla söylüyordum herkes gülüyordu. Çantalarına Metallica yazan ilköğretim gençliğinin yanındaydım, nasıl bi psikolojiyse o yaşta Ferdi dinleyip sonra la is la bonita’yla tanıştım. Ortaokulda çaldığımız flüt ki hırsızlık değildi buradaki çalmak, onun motivasyonuyla müzik anlamında bir gerileme olması normaldi.
Israr etmekten yola çıkıp nasıl buraya gelmişim anlamadım ama yazmak istedim. Konuşamıyorum zira son zamanlarda, kimseye anlatamıyorum. Söylediğime bile anlatamıyorum, konuşmak anlatmaya yetmiyor, gudubetlik var ya beceremiyorum.

Herkes düşman oluyor, herkes yanıldığımı söylüyor. Biz ne yanılgılar gördük ama o son dakika golünü atamadan bu maçı bitirmem hakim!! Bu da mı gol değil ulann!! Sabah 5e kadar sokakta içirecek kadar ofsayta düşmüşüm hacı.
Hacı daha samimidir di mi bize. Hafız çok adabazar kokuyo en iyisi hacıdır, hacı.